Kendimce, Denemeler

Kişisel Deneyimler, Kişisel Deneyimlerimiz Midir?

Uzun zaman oldu kağıda kaleme dokunmayalı, Uydurmanın İncelikleri kitabında şöyle tanımlanıyor Seray Şahiner benim durumumu “Karagöz’ü de Hacivat’ı da masa üretiyor aslında. Sıkıntı koltukla masa arasındaki mesafeyi aşmak. Yazıya dair ne öğrendiysem yazıdan kaçarken öğrendim… Bazen o iki metrelik alanı katetmek bir yıl sürüyor”

Geçmiş yıllarda bloglar açarak sildiğim ve hiçbir kopyasını tutmadığım onca yazıma şu an çok üzülüyorum. Sanırım bir parçam daha fazla görünmeden onlardan kurtulmak istedim; ama geldiğim noktaya bakınca yazmanın hem bir tür zehirlenme hem de iyileşme aracı olduğunu fark ettim.

Masa başına geçmeyeli uzun zaman oluyor, en son geçen yıl her gün bir saat bunun için çabalayacağım diye söz verdim kendime; ama konu söz tutmak olunca insan en çok kendine hoyrat. Elimdeki balta her zaman kendi çiçeklerimi budamaya meyilli.

Hayatımda iyi gitmeye başlayan ne varsa tam mükemmel noktaya ulaşacağı anda onun için savaşmaktan vazgeçtiğim için geride uğraştığım; ancak başardığım çok az şey kalıyor. Pil reklamlarındaki kötü pil gibiyim en başta koşuyor final çizgisi göründüğünde o çizgi en büyük korkuma dönüşüyor. Kurban psikolojisi mi, başaramama korkusu mu yoksa beceriksizlik mi ondan emin değilim. Fakat şunu biliyorum, başardıktan sonra başıma geleceklerden korkuyorum. Her zaman iyi olamamaktan, olduğum yeri koruyamamaktan, çok iyi olurumda çevremdeki herkesi kırarım endişesi.

Sonuncusu akla gelecek en saçma şey biliyorum; ama öyle. Benim dönemimde benim sosyo-kültürel çevreme benzer çevrelerde yetişen birçok kişi için geçerli bu. Başarı Korkusu. Başaramamaktan ziyade başarılı olunca başımıza geleceklerden endişe ediyoruz. Çünkü anlatılan bütün hikayeler öyle. İyi bir hayat kurmak istiyorsunuz, çok para kazanmak ve belki dünyayı gezmek istiyorsunuz. Bunu dillendirdiğinizde alacağınız cevap “aman dikkat et para mutluluk getirmez” “bu kadar çalışırsan yalnız kalırsın”  gibi karşılıklar oluyor. Kendi içinde dengeyi kuramayan insanlar için zengin olmak, başarılı olmak ya da şanslı doğmak bunlara ve bunun gibi durumlara sebep olabiliyorken, ebeveynlerimiz ve onlarla ilintili çevremiz kendi korkaklığıyla bizlerin kendi içlerinde bir denge yaratmasına asla izin vermiyor.

Bu çok derin bir konu, koruma içgüdüsünün aslında kişinin kendi korkularından kaynaklı olduğunu düşündünüz mü hiç? Korktuğum yüz şey varsa doksanını denemedim bile, çok istesem de kızgın sobaya yaklaşmak gibiydi denemek düşüncesi, bu yüzden her zaman  geride durdum. Belli bir yaşa geldikten sonra insanların ancak ölümden döndükten sonra “kendi hayatımı yaşayacağım” dediği noktada belki de bu tür korkular son buluyor.

Benim şu an bunları biliyor olmam, sobanın sıcaklığını bilmeden dahi ona yaklaşmayacağım gerçeğini değiştirmiyor.

“Kişisel Deneyimler, Kişisel Deneyimlerimiz Midir?” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s