Kendimce, Denemeler

Eşyanın Kölesi Olmak

Temizlik denince aklımızda hemen çağırışımlar beliriyor, benim misal çamaşır suyu gelir hemen gözümün önüne. Kova kova sular, çeşitli deterjanlar, temizlik bezleri, sabun kokusu bilhassa arap sabunu kokusu vesaire vesaire.

Evimi temizlerken fark ettim ki çok eşyam var ihtiyacımdan, kullanacağımdan fazla eşya. Dolapların içi kullanmadığım tabak çanakla dolu. Eve aynı anda 2 çift birde tek kişi gelse yatacak yer yok ama hepsine yetecek kadar yatak döşek mevcut.

Yazlık kışlık ayırırken bazanın altında ayırdıklarımdan çok yorgan var. Her yıl çıkart, günlendir, kaldır…

Anneler, annelerimiz… Zamanında yokluk görmüşler alıp alıp koymuşlar besbelli, o yüzden atsan atılmaz satsan satılmaz öylece dururlar bazaların içinde.

Bu tavır bende de kültürel bir miras olarak oluşmuş ki sadelikten yana olan ben eve kullanmaktan ziyade biriktirmek için eşya almaya başlamışım. İndirimde gördüğüm ne varsa geri kalmamış, dört yıldır kullanmadığım ve hediye gelen onca borcamı da sarıp sarmalamışım.

Sonuç gündelik kullanacağım eşyalarıma yer bulamazken belki birgün kullanırım diye diye istiflediğim her şey taşmış evin yüzünde duruyor.

Son zamanlarda televiyonlarda aşina olduğumuz yayınlardan biriside temizlik programları. Saatlerce bebeği emzirmek ve uyuyakalmamak için başvurduğum bir yol oldu televizyon seyretmek; ama baktım ki kölesi oluyorum, bıraktım. Şimdi sadece netflix dizileri o da bir yere kadar.

Ne zaman bir şeyleri beğenmez olduk, emek emek yapılan yemekleri kulp takmak nereden çıktı? Haber kanalları bağırırken domatesin kilosunun bilmem kaç olduğunu, yemeğe konan domates ne zaman fazla geldi yiyene?

Binbir hevesle belki de binbir zorlukla kurduğun ev, bir yuva olsun diye verdiğin uğraşlar ne zaman başkaları için yaşanacak bir dört duvar oldu?

Bugün üç büyük torba çöp çıkarttım evden, başkasına neden vermedim? Çünkü bana yaramayan eşyanın kimseye faydası olmazdı da ondan. İhtiyaç bile değillerdi üstelik. Bebekten fırsat buldukça toplayıp atmaya ya da vermeye devam edeceğim.

Eşyanın kalabalıklığından yoruldum, gereksiz bir küçük toplu iğne başına dahi tahammülüm yok artık. Eşyanın kölesi olmaktan kurtulmaya başladım, derin bir nefes aldım. Ohh!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s